Sözün özü fedakarlıkta sınır yok, ama öyle bir mecra varki buna da sabretmek bir yerden sonra gerçekten zulüm haline geliyor; didaktik çizgi filmler.
Buyrun zulüm listemiz :
1- CAILLOU

Boynu altında kalası yazar Christine L'Heureux ve zonalara gelesi çizer Helene Desputaux tarafından yaratılan Kanada yapımı çizgi dizidir. Sırf bu sebepten İnsan Hakları Mahkemesi'nde yargılanmaları gerekir ama anladığım kadarı ile lobileri çok güçlü. Ulular ulusu hükümetinizden Kanada'ya nota vermelerini ve yaptırım uygulamalarını rica ediyorum. Ben vergimi veriyorum tamam mı adamım ?
Efendim Caillou denen kerameti kendinden menkul evladımız 4 yaşında bir erkek çocuğudur. Efemine bir babası ve ne iş yaptığı belli olmayan, arada bir evden çıkıp çocukları evde yalnız bırakan garabet bir annesi vardır. Rosie isimli kadersiz bir kızkardeş ve Gilbert adında keyif pezevengi bir kedisi vardır ki koca ailede içi dışı bir, sözüne güvenilecek tek kişi bu kedidir. Çizgi dizimizin konusu bu sabi sübyanın büyüme süreci, öğrendikleri. Bence esas amaç çocuk ve ebeveynleri hipnotize ederek birer robota çevirmek ve tüm dünyayı ele geçirmek.
İşin daha da komiği ülkemizde yeşil sermaye tarafından sahiplenilerek balık yağından süzme bal'a kadar envai çeşit ürünün çıkartılması. Yaşasın tüketim toplumu.
Fakat bir dedikodu var ki eğer gerçekse takdir etmek istiyorum ( Şaka yapmıyorum ). Caillou'nun Fransızca'da kelime anlamı " çakıltaşı ". Bu kelime saçsız baş anlamında da kullanılıyormuş. Önce kitap olarak yayınlanmaya başlayan seride Caillou'nun saçı yoktur ve çizgi diziye de böyla aktarılmıştır. Amerika'da yayınlanan versiyonunda ise dizinin kahramanı bir lösemi hastası olarak lanse edilmiş ve dizinin konusu da lösemi hastası bir çocuğun yaşama sevinci olarak belirtilerek bu derde sahip miniklere biraz olsun moral vermesi hedef alınmış. Gelen olumlu yorumlarsa bunun başarılı olduğunu göstermiş. Dediğim gibi eğer safsata değil gerçekse bu konuda çalışan kişileri yürekten kutluyorum.
2- PEPEE
Bu çizgi dizinin müzikleri ile bir büyük Tekirdağ devirmezsem adam değilim. Hem neşeli moduna hem bunalım moduna göre şarkıları var, çok acaip. İşin daha da acısı bu şarkıları Kıraç denen martıdan evrim ( attığı çığlıklar baabında, konserine bir gidin ne demek istediğimi anlayacaksınız ) bir sanatçı hazırlamakta. Koca kafa minik göz Pepee'ye kardeşi Bebe ve arkadaşları Zulu, Maymuş, Zuku ve Şila eşlik etmektedir. Klasik aile şablonunda yer alan annesi, babası, ninesi veeeee dedesi mevcuttur. Sırf bu dede için apayrı bir yazı yazmam gerek aslında. Muhtemelen abinin kafası sürekli güzel, böyle bir dedenin başka açıklaması olamaz.Pepee'nin hikayesi ise şöyle;
" Pepee karakteri, konuşma zorluğu çeken 4 yaşında bir erkek çocuktur ve karakterin ismi Anadolu’da konuşma zorluğu çeken insanlara takılan “pepe” sözünden gelir. Pepee, çizgi film ilerleyen bölümlerinde konuşma güçlüğünü aşar ve düzgün konuşmaya başlar. "
Senaryosu Ayşe Şule Bilgiç'e aittir. Gerçekter Türkiye'de özgün olarak üretilmiş, hoşa giden bir karakter diye düşünürken İspanya'dan gelen gol haberi şampiyonluk kutlamaları yarım kalmıştır; Pocoyo. Maalesef İspanya'da yaklaşık 7 yıldır yayınlanan bu çizgi dizi bir iki ufak değişiklik ile sıfırdan yaratılmış gibi piyasaya sürülmüştür. Gelişmiş Esinlenme, bir Türk medyası gerçeği...
3- HANDY MANNY ( TAMİRCİ MANNY )
Seni çizen mürekkepler kurusun, wacoom tabletler bozulsun inşallah. Söz konusu şahıs bir kasabada yaşayan bir tamirci ve konuşan alet, edevat ve avadanlıkları. Son derece bencil olan bu haysiyetsiz kişi kasabada bozulan tost makinesinden tuvalet musluğunu, uydu antenden sakız otomatına kadar her boku tamir eder. Dur bunu da diğer esnaf kardeşim yapsın, ben siftah yaptım o yapsın demez it herif. He bir de tornavidası, pensesi falan konuşuyor adamın, tavır falan yapıyorlar. Bir huysuzluklar bir çekememezlikler falan, iki rekat adam olun be. He bir de çocuklara ingilizce öğreticem diye Türkçe - İngilizce konuşması ar ki o konuya hiç girmeyeceğim. Öhm neyse sinir yaptık sanırım biraz. Disney Channel'ın kadrolu işkencecisidir, çocuğunuz olduğunda nasıl olsa tanışacaksınız rahat olun.4- ÖZEL AJAN OSO
Kahramanımız, görevi çocuklara yatak yapma, tuvalete işeme, oyuncaklarını toplama, ayakkabı bağlamayı öğretmek olan bir gizli teşkilatın ajanıdır. Nasıl bir teşkilatsa uzay mekiğinden laser kılıcı dolma kaleme kadar her türlü teknolojiye ve ekipmana sahipler. Senin benim vergimle böyle oluşumlan destekleniyorsa yazıklar olsun, rızkımızdan kesip size veriyoruz be.Bu teşkilatın mal ajanı Oso ise her seferinde türlü aptallıklarla rezil olur ve " Hepsi planın bir parçası * diyerek yırtmaya çalışır. Bu arada Tolga Çevik'in filmi " Sen Kimsin " 'in afişindeki spot cümlesinin de nereden geldiğini öğrenmiş oldunuz.










