24 Mayıs 2014 Cumartesi

Ne zaman böyle bir ülke olduk ?



Blogum ile ilgilenmeyeli uzun bir zaman oldu. En son yazımı Kasım 2012'de yazmışım mesela. 18 ay olmuş. Bir çok şeyin değiştiği, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını kanıtlayan 18 ay. Türkiye'nin milatlarından biri olan '' Gezi '' ve onun etrafında şekillenen umutlar, gururlar ve acılarla dolu bir 18 ay.

İzninizle bugünlerde sıkça sorulan  '' Biz ne zaman böyle bir ülke olduk '' sorusunun üzerine gitmek istiyorum.
Syhamalan tarzı sürpriz bir final yok bu yazıda, o açıdan finali hemen şimdi veriyorum : 

BİZ ASLINDA HEP BÖYLE BİR ÜLKEYDİK !!

Şimdi eminim birkaçınız tepkiye hazırlanıyorsunuz, açıklayayım.

7 Cihana hükmeden Osmanlı soyundan gelip genç Türkiye Cumhuriyeti olarak yola devam ettik. Okul hayatımız boyunca fethettiğimiz yerlerde asimilasyon yapmadığımız, insanların hayat tarzına karışmadığımız, zulmetmediğimiz öğretildi hep bize. Büyük ölçüde doğruydu da. Fakat sonra bazı gariplikler yaşamaya başladık. Mesela tarih boyunca hep hakkımız yenmişti, biz iyi niyetli idik ama komşular pislikti. Ona da peki dedik. Zaten Özal dönemi çocuğu olduğumuz için ve genelimiz merkez sağ tabanlı ailelerde büyüdüğümüz için apolitizm fabrika ayarımızdı. Sol demek ya da devletin dirliğine halel getirecek bir kelam ense kökünüze şaplak ya da '' komünist mi oldun lan it '' fırçası ile sonuçlanırdı. Ama olsun, insan haklarına en saygılı soydan geliyorduk biz. Baksana hiç kimseyi asimile etmemiştik. He bu arada Metin Göktepe kimdi, hayata dönüş operasyonu neydi ? Pardon ya, kafa karıştırmayayım şimdi.

Bu muhteşem ortamda hayatımıza devam ederken garip garip şeyler olmaya başlıyordu. İşin aslı o şeyler hep oluyordu ama biz çocuk masumiyetimizle göremiyorduk. Mesela neden doğruluk, dürüstlük ve insanlığı ile övünen bir akrabam giriş katımızda oturan bir aileden bahsederken nefret dolu bir yüz ifadesi ile '' pis kızılbaşlar '' diyordu ? Neden arka binamızda oturan ve çocukları kardeşimden öte olan Ermeni bir aile için ( ve benzerleri için ) içinde yaşadıkları semt ve sosyal ortamları onlara bir lütufmuş ve bunun için biz merkez sağ mensubu Türk'lere minnet duymalılarmış gibi bir yaklaşıma giriliyordu ? Yıllarca ders kitaplarımızda neden 6-7 Eylül olayları ile ilgili bir tek satır göremedik ? Dersim neredeydi, Diyarbakır Cezaevi neresiydi ? 6. Filo neydi, niye denize döküldü ? Peki 6. Filo gelecek diye neden kerhaneler cillop gibi badana boya yapıldı ? Neden o kibirli işgalcilere hadlerini bildirenler vatan haini oldu ?  Neden bizim kibirli topluluğumuza mensup olmayanlar için bir '' akıllı ol, minnet et '' yaklaşımı sergileniyordu ? Hepimiz bir değil miydik ? Hepimiz aynı göğün altında aynı güneş ile mutlu olmuyor muyduk ?

Derken büyüdük. Yıllarca kafamıza kazındığı şekilde sadece işimiz gidip gelip hangi kotun altına hangi ayakkabıyı almamız gerektiğini sorguladık. Ülkedeki iğrenç ekonomik durum ve enflasyon, faili meçhuller, işkenceler, gözaltında kayıplar, legal mafyalar umrumuzda değildi. Çünkü bunları dile getirenler ya kafayı yemişti ya da vatan haini teröristlerdi. Ne demekti bunlar manyak mısınız siz kuzum ? Kainat tarihinin en mükemmel ve hümanist sisteminin mirasını devam ettiriyorduk biz. Hepsi dış mihrakların oyunu idi ( tanıdık geldi mi ? ).

İçimizi rahat ettirmeyen birşeyler vardı. Neden bazı insanların kapılarına çarpılar atılıyordu ? Ailelerine olmayan bir olayı mal ederek neden iğrenç iftiralar atılıyordu ? Hatta bir yarışma sunucu bu iğrençliği canlı yayında yavşakça bir şaka malzemesi yapabiliyordu ?

Şimdi sorumuza geri dönelim mi ? Biz ne zaman böyle bir ülke olduk ?

Utana sıkıla yazdığım bu ufacık örneklere ses etmediğimizde o yolu açtık biz. Aman bırak o aleviyi diyen akrabamıza o lafı çevirip geri sokmadığımız zaman yeşil ışığı yaktık. Nasıl olsa Ermeni, bir kere vermeli diye şerefsizce ( kendince ) espri yapan arkadaşımızın haddini bildirmediğimiz zaman bu yolun asfaltını sağlamlaştırdık biz. Çünkü biz nasıl olsa koruma altındaydık. Tesadüfen mensubu olduğumuz din, mezhep ve etnik köken sayesinde götümüz sağlamdaydı çünkü. Tesadüf lafına itiraz eden dostlarım, delikanlı olun hanginiz kendi kararınız ile şu an mensubu olduğunuz dini seçtiniz ? Loto'dan çıkan bonus sayesinde kurtardığınız kıçınız mı size başkalarını gruplara ayırıp istediğiniz gibi ezme ve aşağılama hakkını veriyor ? Bakın henüz yan dairesindeki insanların yüzüne gülerken kapıyı kapatır kapatmaz arkasından iğrenç dedikodular çevirdiğimiz kısımlara değinmedim bile.

İşte zamanında tek şerit olarak açtığımız o yol şu an 5 şerit geliş, 5 şerit gidiş bir otoyola dönüştü. Cumartesi toplanan annelere yüreğinin bir köşesi sızlamadığı için şu an işine gidip gelirken efsane dayaklar yiyebilir hatta gözün oyularak ateşe atılabilirsin. 50 cmlik duvardan düşüp öldü denilen bir insana sırtını döndüğün için bugün evinin içine gaz bombası yiyebilirsin. Polis boşu boşuna yapmaz, vardır bir ibneliği onun da dediğin için gittiğin cenazede kafana bir mermi yiyebilirsin. 

Hakim gücün tarafındayım, kıçım sağlamda diyen insanlar yüzünden ülkemiz şu an bir cehennem. Yanlış anlaşılmasın bakın Akp destekçileri demiyorum, hakim gücün tarafındayım, kıçım sağlamda diyen insanları diyorum. Yani zamanında Anap, Dyp elbiseleri giymiş insanlardan da bahsediyorum. Şu an hükümete söven ama zamanında yanıcı madde bulanmış battaniyeleri insanlara '' ıslak battaniye alın korunun '' diye vererek canlı canlı yanmalarını izleyen kişilere helal olsun diyebilen kişileri diyorum. Besleyip büyüttüğünüz şiddet ve gruplaşma şu an çok yetenekli bir hizmetkar ile mükemmel bir takım oluşturdu ve şu an siz de olası bir kurbansınız. 14 yaşında bir çocuğun ölümüne kılı kıpırdamayan ve hatta annesini onbinlere yuhalatan, insan hayatının değerini insana göre belirleyen bir tirann ülkesindesiniz. Ellerinize sağlık.

İşin komiği sanırım artık yapacak birşey de yok. Yapabileceğimiz tek şey günün birinde kafatasımızı parçalayacak merminin hangi şarjörde yattığını tahmin etmeye çalışmak.