Büyük potansiyel vaad eder iken yok olup giden oyuncuları elimden geldiğince tanıtacağım bu yazı dizisinde ilk isim; Richard Dumas.Yıllardır bir çok maç izledim, bir çok play-off ve final serisi izledim. Ama çok azı bütün olarak Bulls - Suns 93 finallerinin verdiği hazzı vermiştir. Basketbolu kısırlaştırmadan da taş gibi savunma yapılabileceğini gösteren, hücumda gözü kapalı güvenebileceği sadece iki isme sahip olmasına rağmen üçgen hücum ile inanılmaz bir sistem oturtan Bulls ve tempolu oyunun o dönemki kitabını yazmış, Barkley gibi ( pozisyonunda ki en kısa adamlardan biri olmasına rağmen ribaund ve sayı makinesine dönüşen ve maalesef kariyerini yüzüksüz noktalayan efsane ) bir süper yıldıza, Dan Majerle gibi nokta atış yapan bir şutöre, Kevin Johnson gibi efsane bir oyun kurucuya sahip Suns.
Maçları Eurosport'dan takip eden arkadaş grubumuz için en acı verici maçlardan biri 5. maçtı. Bizi darmadağın eden şey Bulls'un evinde kaybetmesinden öte Gökhan'ın babasının sırf bizi kızdırmak için fanatik bir Suns tarafına dönüşmesi ve atılan her sayıda " langırrttt, çaktı bizim çocuklar " gibi sevecen nidalar ile bizi sinir krizlerine sürüklemesidir. Bir de sahada 21 numaralı formasıyla coşan Richard Dumas.
19 Mayıs 1969 Tulsa - Oklahoma doğumlu kısa forvet. Kolej kariyerini Oklahoma State Univercity'de geçirmiş ve 1991 yılında 46. sırada Phoenix Suns tarafından draft edilmiştir. Fakat daha draft edildiği yıl uyuşturucu sebebi ile Nba yönetimi tarafından ligden uzaklaştırılmış ve o sezonu İsrail'de Hapoel Holon takımında geçirmiştir. Avrupa kupasında son 16ya kalınan ve ligde hayal kırıklığı yaşanan bir yıldan sonra 92-93 sezonunda Phoenix'e geri dönmüş ve 48 maçta 15.8 sayı / 4.6 ribaund ortalamaları ile 62-20 galibiyet oranı tutturarak tüm serilerde ev sahibi avantajı ile play-off'lara giren Suns'ın önemli parçalarından biri olmuştur. Play-off'larda da 10.8 sayı ve 2.8 ribaund ortalamalarını yakalamıştır.
Doğal olarak Nba final serilerinde Bulls'un karşısına çıkan her takım gibi evlerine yüzüksüz döndüler. Suns taraftarları bir dahaki yıl görüşeceğiz diyorlardı. Çünkü kadro tecrübeli yıldızlar ve yetenekli gençlerin mükemmel bir karması idi. Özellikle Dumas gözü kara oyunu, yenilgiden hoşlanmayan yapısı ile Suns taraftarlarının en büyük güvencelerinden biri haline gelmişti. Özellikle 5. maçta Jordan'a yaptığı blok ve ardından gelen smaç ile ses getirmişti.
Peri masalı kısa sürdü. Uyuşturucu sebebi ile 1995'e kadar rehabilitasyon gördü. Phoenix koçu Paul Westphal bir röportajda " Richard kafası iyi iken oynamanın kendisine seviye atlattığını ve madde kullanmadan oynayamayacağını düşünürdü " açıklamasını yaparak durumun vehametini biraz olsun gözler önüne sermiştir. 95 yılında Phoenix'e geri dönerek 15 maçta 5.5 sayı ortalaması ile Philadelphia'ya takas oldu. Yeni bir umut idi bu, çünkü head coach'u daha önce uyuşturucu ile savaşarak kazanmış ve bu bataktaki oyunculara umut ışığı olan John Lucas idi. Lucas'a rağmen Dumas'ın içine düştüğü karanlıktan kurtulmak için bir çabası yoktu. 39 maçta 6.3 sayı ortalaması ile Nba kariyerini bitirip Avrupa'ya doğru yol aldı. Yunanistan, Polonya ve Amerika'ya dönüp U.S.Basketball League'de oynadıktan sonra 2003 yılında emekliliğini açıkladı.
Kendisine kariyerinin en unutulmuz anı sorulduğunda;
" En unutulmaz an, cevabı gayet kolay. Finallerin beşinci maçında Jordan'a yaptığım blok ve pozisyonun devamında yaptığım smaç. MJ faul olduğunu iddia ediyor ama kesinlikle temiz bir bloktu ". cevabını verir.
Sizi bilmiyorum ama şu son satırlar ciddi şekilde üzülmeme sebep oldu. Düşünsenize; yıllarca sürecek başarılı bir kariyer, anlatılacak binlerce özel an yerine sadece 20 saniye süren ve tüm ömrü boyunca ulaşabildiği en üst seviye olan tek bir an. Uyuşturucuya feda edilmiş bir kariyer, harcanmış bir yetenek, bir ömür.
Richard Dumas bu örneklerin ne ilki, ne de sonuncusu olacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder